Tembel Çiftçi Masalı

Tembel çiftçi masalında tembel çiftçinin başına gelenleri okuyoruz. Tembel çiftçi masalını merak edenler yazımızın devamını okuyabilir. Masalla ilgili söylemek istediğiniz bir şey olursa yorum yapabilirsiniz.

Bir zamanlar küçük bir kasabada fakir bir ve tembel çiftçi yaşarmış ve köylünün verdiği sadakalarla geçimini sağlarmış. Bir gün çiftçi sabah kalkmış ev işlerini yapmış ve köylülere sadaka için yalvarmaya başlamış. Kapı kapı dolaşıp insanlardan sadaka istemiş. bazıları yemek bazıları sebze vermiş. Başka biride ona bir çuval un vermiş.

“Çok şanslıyım uzun bir süre sadaka için insanlara yalvarmak zorunda kalmayacağım” diye düşündü çiftçi.

Eve gitti ve öğle yemeğini pişirdi. Yedikten sonra unu büyük bir kaba koydu ve yatağının yanına astı. “Artık fareler bir şey yapamayacak” dedi ve öğleden sonra biraz uyumak için karyolasına uzanırken kendi kendine konuştu:

“Unu köye kıtlık gelene kadar saklayacağım” diye düşünmeye başladı. O zaman çok iyi bir fiyata satarım ve o parayla da iki keçi alırım. Keçilerin Sütlerini satıp daha fazla para kazanırım. Sonra bir inek ve boğa alırım. Sütleri bana çok para kazandırır ve zengin olurum. Kendim için kocaman bir saray alır ve güzel bir kadınla evlenirim. Sonra bir oğlumuz olur. Birkaç ay sonra oğlum emeklemeye başlar ve yaramaz olur. oğlumla ilgilenmesi için karımı çağırırım ama ev işleriyle meşgul olduğu için beni duymaz ve ben çok kızarım. Onu cezalandırmak için tekme atarım.

Çiftçi gözü kapalı bir şekilde bacağını dışarı fırlattı. Ayağı yukarıda asılı duran un kabına çarptı ve büyük bir gürültüyle un kabı kirli zemine döküldü. Tembel çiftçi aptallığı ve kibri yüzünden elindekini de kaybettiğini fark etti ve ona büyük bir ders oldu.

Yorum yapın