Seyyar Satıcı ve Eşeğin Yükü Masalı

Çok eski zamanlarda bir seyyar satıcı vardı. Bu seyyar satıcı her türden mal satardı. Çiftçiler için sağlam ayakkabılar, kadınlar için güzel yünlü şallar, çocuklar için güzel oyuncaklar satardı. Sabahları eşeğin sırtına malları yüklerdi. Uzun yolculukların ardından pazar yerine giderdi.

Seyyar satıcı her zaman hızlı yürürdü ve zavallı eşek ona yetişmek için o ağır yüklerle koşardı. Her akşam malları satıp eşekle birlikte eve dönerlerdi. Satışlardan memnun olan seyyar satıcı cebindeki paraları sayarak yürürdü. Zavallı eşek bütün günün yorgunluğu üzerinde ayakları şişmiş bir şekilde eve dönerdi.

Eşek her akşam ahırda yorgun bir şekilde uyurdu. Eşeğin derdini paylaşan bir kedi vardı, eşeğin haline üzülürdü hep. Bir sabah seyyar satıcı zavallı eşeğin sırtını tuz çuvallarıyla doldurdu. Bu sefer eşeğin normal yükünden çok daha ağırdı.

“Bugün bu tuzlarla büyük bir kazanç elde edebilirim, bütün kadınlar yemek için tuza ihtiyaç duyarlar bu akşam çok zengin olucam”dedi seyyar satıcı.

Ve seyyar satıcı sevinçle dans etmeye başladı. Zavallı eşek ağır yükün altında bir an önce akşam olmasını bekliyordu.

Eşek çok yorgundu ve çok susamıştı ilerde serin ve tatlı su akan bir dere vardı. Eşek yorgun bacaklarıyla hızlı bir şekilde dereye koştu. Sırtındaki ağır tuz çuvallarıyla su içmesi zordu. Derenin kenarı çamurlu ve kaygandı. Zavallı eşek sırtında ağır tuz çuvallarıyla birlikte kaydı ve suya düştü.

“Yardım et! sırtımda bu ağır yükle boğulacağım”

Fakat eşek bir anda kendini hafiflemiş hisseti ve sırtındaki yük sihir gibi kaybolmuştu. Çünkü tuz suda çözülmüştü ama eşek bunu bilmiyordu. Sonunda yüküm hafifledi diye sevindi.

O akşam ahırda kediye nasıl kaydığını nasıl dereye düştüğünü ve yükünün nasıl hafiflediğini anlattı. Eşek: “artık ne zaman yüküm ağır olsa dereye gireceğim ve sihirle yüküm azalıcak” dedi. Kedi başını salladı ve üzüldü arkadaşına . Ertesi sabah seyyar satıcı tekrar yükünü doldurdu. Bu sefer başka köyde satmak istediği kumaş torbaları vardı. bugün daha fazla kazanmalıyım yoksa bu gece aç kalırız çok dikkatli ol! dedi.

Eşek, kumaşların ağırlığının altında inledi. Sırtı ve ayakları çok ağrıyordu, bir an önce dereyi bulmak istiyordu. Seyyar satıcı aynı yolu kullandı ve çok geçmeden aynı dereye geldiler. Eşek, çok yorulmuş ve susamış gibi yaptı ve kendini dereye bıraktı dereye girdi tam ıslandığından emin olana kadar derede kaldı.

“Yüküm şimdi hafifler” diye düşündü.

Ama bir sorun vardı! Yükü Hafiflemek yerine daha çok ağırlaşmıştı ve onu yavaş yavaş dibe doğru çekiyordu. Çünkü su kumaşı daha çok ağırlaştırmıştı. Zavallı eşek suya düştü ve çok korktu.

“Yardım edin!  diye bağırdı.

Eşek şanslıydı seyyar satıcı eşeğe yardım etti. Zavallı eşek dahada ağırlaşmış kumaş balyalarını taşımak zorunda kaldı. Eşek gece hem bitkin hem nezle olmuş bir şekilde uyuya kaldı.

Bir önceki masalımız olan Kurnaz Çakal Masalı başlıklı masal hayvan masalları, kısa masallar ve kurnaz çakal masalı hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir